Freelancer Olarak Çalışmanın 5 Altın Kuralı


Son yıllarda kulağa oldukça hoş gelen bir çalışma stili duyar olduk; Freelancer çalışma yani evde çalışma. Sabah erkenden kalkıp işe gitmek, akşam trafiğinde cinnet geçirmeden eve dönmek gibi buhranlar yaşayan günümüz insanı için freelancer çalışma, hayalleri süsleyecek kadar güzel bir çalışma şekli. 

Her ne kadar düşünmesi bile güzel olsa dahi, bu çalışma sisteminde de bazı göz ardı edilmemesi gereken gerçekler mevcut. Bu durumlar göz ardı edildiğinde oturduğun yerden para kazanmanın keyfi, eve esir olmaya dönüşür ve kendinizi ev hapsinde hissetmeye başlarsınız.

Freelancer büyüsünün bozulmaması için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar mevcut, buyrun birlikte göz atalım.

Çevreyi inandırma: freelancer çalışmak keyifli ve güzeldir evet, ancak bu sistemde çelik gibi sinirlerinizin olması gerekiyor. Çünkü çevrenizdeki pek çok kişi tam olarak ne yaptığınızı, nasıl yaptığınızı ve evde nasıl çalışıldığını anlamayacakları için her defasında “sen şimdi tam olarak ne yapıyorsun?” tarzında sorular yönelteceklerdir. Hatta pek çok kişi sizin tembellik yüzünden çalışmadığınızı ve yalan söylediğinizi bile düşünecektir. Bu yüzden de ikna kabiliyetiniz ve sinirlerinizin sağlamlığına güvenmeniz gerekiyor.

Yemek sorunu: mesaili çalışmalarda uygulanan ticket sistemi ne yazık ki freelancer çalışmada yoktur. Eğer ailenizle birlikte yaşıyorsanız, bu sizin için sorun oluşturmaz. Ancak yalnız yaşıyorsanız, yemek problemi kâbusunuz olabilir. Sürekli dışardan söylemek ilk başlarda çözüm gibi gelse de daha sonrasında hem hep aynı şeyleri tüketmekten şikâyet edersiniz, hem de bütçenizin zorlandığını fark edersiniz. En sonunda da freelancer çalışmanın yanı sıra, pratik ve lezzetli yemekleri yapabilmek için yan dal olarak da aşçılık yaparsınız.

Çalışma pozisyonumasa başında çalışmaktan kurtulmuş olmak ve rahat koltukta dizüstü bilgisayarınızda çalışmak oldukça keyiflidir. Hatta pek çok arkadaşınız size özenir ve “oh ne güzel, mis gibi evde oturarak para kazanıyorsun” derler. Bir yerde haklılar ancak, bu rahatlık belirli bir zaman sonra yerini dezavantaja bırakabilir. Çalışmanın en hararetli yerinde üzerinize bir yorgunluk çökebilir ve uyumak isteğine karşı koyamayabilirsiniz. İlk başlarda oldukça masum görünse de bu durum, yetiştirilemeyen her işin sizi daha da eve bağladığını ve yavaş yavaş sosyalliğinizin öldüğünü görmek canınızı sıkacaktır.

Mazeret: freelancer çalışanlar için en dikkat edilmesi gereken husus mazerettir. Sürekli evde olduğunuz için ne trafik sorununuz vardır ne de kaçırılan toplantı derdiniz. Bu yüzden de asla ve asla iş yetiştirememe gibi bir mazeretiniz olmayacaktır. Ola ki, bir aksilik oldu ve işinizi yetiştiremediniz, duyacağınız tek şey; “bütün gün evde ne yapıyorsun?” sorusu olacaktır. Böyle bir duruma düşmemek için iyi bir iş disiplinine sahip olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Mesai saatleri: freelancer çalışanların düştükleri en büyük hata mesai kavramıdır. Sınır altına alınmış bir mesai sisteminin olmaması oldukça toleranslı görünür ama zamanla bu durum tam tersine dönüşebilir. Biraz tembellik biraz da gevşeklik gibi bir ruh haline kapılacak olursanız işte o zaman bittiniz demektir. Çünkü bu tembelliğin sonu, o işi yetiştirebilmek için eve gömülmeye kadar varabilir. Zamanınız her ne kadar sınırsız olsa da kendinizi disiplin altına almayı öğrenmek zorundasınız. Aksi takdirde free kavramı anlamını yitirecek ve siz evden dışarı çıkamayan bir iş mağduruna dönüşeceksiniz demektir.

Evet, freelancer çalışmak güzel ve keyiflidir. Ta ki, bu kurallara dikkat ettiğiniz müddetçe…





Blogger tarafından desteklenmektedir.